YARATICI DRAMA NEDİR?

Yaratıcı drama hem kendi başına bir disiplin hem de disiplinlerarası alanda uygulanabilecek bir yöntemdir.

Eğitim müfredatlarında çok önemli bir yeri olan ve sıklıkla duyduğumuz yaratıcı dramanın genel amacı,

“Çocukların, ergenlerin ve gençlerin canlandırmalar yoluyla bir bilinçlenme ve kültürlenme süreci içerisinde, her alanda yaratıcı, kendine yetebilen, kendini tanıyan, çevresiyle iletişim kurabilen, bunu geliştirebilen, ifade gücü ve biçimleri artmış, imgesel düşünebilen, estetik kaygı, demokratik tutum ve davranışları gelişmiş bireyler yetiştirmektir.” (Adıgüzel, 2019)

Peki nasıl?

Yaratıcı dramada bir grup vardır ve o grubu oluşturan katılımcılar, yetkin bir drama lideri eşliğinde, kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak bir amacı, düşünceyi tiyatro tekniklerinden faydalanarak canlandırır.

Tamamen kendiliğinden ve spontan bir şekilde orada, o anda birebir tekrarı olmayan paylaşımlar yapılır.  Tiyatroda olduğu gibi önceden tasarlanmış bir metin yoktur veya sahne amaçlı bir eylem değildir.

Yaratıcı drama ile bilişsel, duyuşsal ve devinişsel davranış alanlarını geliştirmek ve edinilmesi istenen kazanımların davranışa dönüşmesi amaçlanır.

Eğitim bilimleri ve tiyatroyla ilişkili bir alan olan drama; sistematik olarak birbirine bağlı aşamalar içeren oturumlardan oluşan bir süreçtir.

Bir yaratıcı drama oturumu;  ısınma-hazırlık, etkinlik-oyun, doğaçlama-canlandırma, oluşum ve değerlendirme aşamalarını içerir.

Yaratıcı drama oturumlarında yer alan oyunların oturumun kazanımlarıyla ilişkisi vardır. Yani drama sadece oyun oynamak değildir ancak oyunsu süreçler içerir. Oturumda oynanan oyunun kazanıma hizmet etmesi gerekir.

Örneğin; bir oturumun kazanımı “İletişim becerilerini ve empati duygusunu geliştirmek” ise bu kazanımı vermeye yönelik ısınma çalışmaları yapılır, etkinlikler-oyunlar oynanır, doğaçlama konusu verilir ve ardından duygu-düşünceler paylaşılır. Böyle bir oturumda kulaktan kulağa oyunu oynanabilir ve olası yanlış anlamalar üzerine değerlendirme yapılabilir.

Oturumlarda katılımcılar kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak günlük yaşamda karşılaşabileceği toplumsal sorunları deneyimler ve gerçek yaşamda içinde yer almadan sonuçlarını öğrenme şansı yakalar.

Katılımcılar hem aktif oyuncu hem de iç izleyici olarak birden fazla bakış açısı öğrenir.

Öğrenme süreci deneyimseldir.

Pasif veya ezbere dayalı bir öğrenme modeli değildir. Beden ve beş duyunun aktif olduğu bizzat deneyimlenen bir yaşantı provasıdır.

Deneyimsel Öğrenme Teorisinin kurucusu David A. Kolb’a göre öğrenme, deneyimin bilgiye dönüştürüldüğü süreçtir. Bu noktada drama da katılımcıların kurgusal dünyadaki etkinliklerle olmayan bir şeyi görmeyi, duymayı, hissetmeyi, dokunmayı, tadını almayı, koklamayı deneyimlediği; hem kendilerini tanımalarını sağlayan hem de başkaları ile yaptıkları paylaşımlarla iletişim kurma becerilerini geliştirdiği bir süreçtir.

Bütün eğitim içeriklerimde bir yöntem olarak yaratıcı dramadan yararlanıyor olacağız.

İdil Güney Şimşek tarafından yayımlandı

Yaratıcı Drama Lideri & Reklamcı. Yazar oynar, seslendirmeyi sever.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: